WhatsApp ile İletişim

Sinüs Lifting (Sinüs Tabanı Yükseltme) Nedir ve Hangi Durumlarda Uygulanır?

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Blog
  4. »
  5. Sinüs Lifting (Sinüs Tabanı Yükseltme) Nedir ve Hangi Durumlarda Uygulanır?

Diş eksikliklerinin tedavisinde en güvenilir ve uzun ömürlü yöntem olan implant cerrahisi, başarılı bir sonuç için yeterli çene kemiği hacmine ihtiyaç duyar. Ancak özellikle üst çene arka bölgelerindeki diş kayıplarında, kemik erimesi ve anatomik boşlukların sarkması nedeniyle implant yerleştirmek her zaman doğrudan mümkün olmayabilir. İşte bu noktada, modern çene cerrahisinin en önemli prosedürlerinden biri olan sinüs lifting (sinüs tabanı yükseltme) devreye girer.

Peki, implant tedavisinin önünü açan ve kalıcı bir diş eti-kemik sağlığı sunan sinüs tabanı yükseltme işlemi tam olarak nedir ve kimlere uygulanır?

Ücretsiz Bilgi Formu

Detaylı Bilgi Al!


Sinüs Lifting (Sinüs Tabanı Yükseltme) Nedir?

 

Kafa tasımızda, üst çenenin sağ ve sol arka dişlerinin hemen üzerinde yer alan anatomik hava boşluklarına maksiller sinüs adı verilir. Bu boşluklar, sesin rezonansını sağlama ve solunan havayı ısıtma gibi önemli işlevlere sahiptir.

Üst çene arka bölgedeki dişler çekildiğinde veya kaybedildiğinde, o bölgedeki kemik dokusu zamanla erimeye başlar ve sinüs boşlukları aşağıya doğru sarkar. Sinüs lifting, aşağı sarkan bu sinüs zarının dikkatlice yukarı itilmesi ve oluşan boşluğa kemik grefti (kemik tozu) yerleştirilerek yeni kemik oluşumunun sağlanması işlemidir. Bu sayede, titanyum implantların güvenle yerleştirilebileceği kalınlıkta ve sağlamlıkta bir kemik dokusu elde edilir.

sinus tedavisi

İmplant Öncesi Sinüs Lifting Yöntemleri: Açık ve Kapalı Teknikler

Hastanın mevcut kemik miktarına ve implantın yerleştirilme planına göre çene cerrahı veya uzman diş hekimi tarafından iki farklı sinüs lifting tekniğinden biri tercih edilir. Uygulanacak yöntem ne olursa olsun, işlem genellikle lokal anestezi altında, hasta için tamamen ağrısız ve konforlu bir şekilde gerçekleştirilir:

Açık Sinüs Lifting

Kemik yüksekliğinin 4-5 milimetrenin altında olduğu, yani ciddi bir kemik erimesinin yaşandığı durumlarda tercih edilen klasik cerrahi yaklaşımdır. İşlem sırasında diş etinde küçük bir pencere açılarak sinüs zarına doğrudan ulaşılır. Bu ince zar özel el aletleriyle nazikçe yukarı kaldırılır ve oluşturulan boşluğa kemik tozu (greft) yerleştirilerek alan kapatılır. Bu yöntemde implantın yerleştirilebilmesi için genellikle eklenen kemik tozunun hastanın kendi kemiğiyle kaynaşması ve sertleşmesi beklenir.

Kapalı Sinüs Lifting

Mevcut kemik yüksekliğinin 4-5 milimetreden fazla olduğu, nispeten daha az kemik eklemesine ihtiyaç duyulan vakalarda uygulanan daha kapalı bir tekniktir. Bu yöntemde diş etine ayrı bir pencere açılmaz; doğrudan implantın yerleştirileceği yuva (kavite) içerisinden özel aletlerle sinüs tabanına ulaşılarak zar yukarı doğru itilir. Kapalı yöntemin en büyük avantajı, gerekli kemik tozu eklentisinin ve implant yerleşiminin aynı seansta birlikte yapılabilmesine olanak tanımasıdır.

Sinüs Lifting Sonrası İmplant Ne Zaman Yapılır?

Bu süreç, hastanın mevcut kemik durumuna ve uygulanan cerrahi tekniğe göre değişiklik gösterir.

    • Eş Zamanlı İmplant Uygulaması: Kapalı sinüs lifting yapılan veya açık yapılmasına rağmen implantı sabit tutacak kadar (genellikle 4 mm ve üzeri) mevcut kemiği olan hastalarda, kemik tozu eklemesi ve implant yerleşimi aynı seansta gerçekleştirilir.
    • Kademeli İmplant Uygulaması: Mevcut çene kemiğinin implantı tutamayacak kadar ince olduğu durumlarda (1-3 mm), öncelikle açık sinüs lifting ile kemik tozu yerleştirilir. Eklenen greftin hastanın kendi kemiğiyle kaynaşıp sertleşmesi için ortalama 4 ila 6 ay beklenir. Bu sürenin sonunda implant ameliyatı güvenle gerçekleştirilir.

İyileşme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sinüs lifting operasyonunun başarısı, cerrahi işlem kadar operasyon sonrası hastanın dikkat edeceği kurallara da bağlıdır. İyileşme döneminde sorun yaşamamak için şu noktalara özen gösterilmelidir:

  • Operasyon sonrası ilk 24 saat içinde bölgeye aralıklı olarak soğuk kompres (buz) uygulanmalıdır.
  • Sinüs zarında basınç yaratmamak adına ilk birkaç hafta şiddetli sümkürmekten kaçınılmalı ve hapşırırken ağız açık tutulmalıdır.
  • Hekimin reçete ettiği antibiyotik, ağrı kesici ve özel ağız gargaraları aksatılmadan kullanılmalıdır.
  • Pipetle sıvı tüketmek, ağız içi basıncı artıracağından ilk günlerde tavsiye edilmez.
  • Yara yerinin iyileşmesini geciktiren sigara kullanımı, operasyon sonrasındaki süreçte mutlaka bırakılmalı veya minimuma indirilmelidir.
Scroll to Top